Muhittin Memduh Üstündağ (1884-1953)

23 Eyl

Muhittin Memduh Üstündağ (1884-1953)

Muhittin Memduh Üstündağ (1884-1953)

Muhittin Memduh Üstündağ, 20 Ekim 1884’te Sakız Adası’nda doğmuştur. Babası İmroz Kaymakamı Hayri Bey, Annesi Cemile Hanım’dır. 1902’de İstanbul Mülkiye İdâdisi’nden mezun olduktan sonra Darülfünun da hukuk eğitimi almış 1909’da mezun olmuştur. Meclis kayıtlarında ihtisas alanını “idare hukuku” ve “az çok iktisat” olarak belirten Üstündağ, Rumca ve Fransızca bilmektedir.

Mezun olduktan sonra Mekri (Fethiye) ve Milas kazaları Bidâyet Mahkemelerinde Müdde-î Umûmî Muavini olarak görev yapmış, 1913’te İstanbul Arnavutköy Polis Merkez Memurluğuna tayin olmuştur. 1918’de Üsküdar Şehremaneti Müdürü olan Üstündağ, 1919 Merkez Emanet Müfettişliğine atanmış, Millî Mücadele sürecinde bu vazifede kalmış sonrasında İstanbul Şehremaneti Umûmî Müfettişi olmuş ve Cumhuriyet’in ilanı sonrasında 15 Şubat 1924’te Türkiye Cumhuriyeti’nin Emniyet Genel Müdürlüğü koltuğuna oturmuştur.

İnkılapların uygulandığı sırada İstanbul Emniyet Müdürü olan Üstündağ, en zor sınavlarından birini halifeliğin kaldırılması sonrasında Abdülmecid Efendi ve ailesinin yurt dışına çıkartılması sırasında vermiştir. Dönemin İçişleri Bakanı Ferit Tek tarafından görevlendirilen Üstündağ beraberindekilerle birlikte bu görevi başarıyla tamamlamıştır. 29 Haziran 1925 tarihine kadar Emniyet Genel Müdürlüğü görevini sürdüren Üstündağ, 27 Ocak 1926’da İstanbul Belediye Reisliğine tayin olmuş ve 6 Şubat 1926’da görevine başlamıştır. 14 Ağustos 1928’de İstanbul Valiliğine atanmış böylece İstanbul Valisi, Belediye Reisi ve CHP İl Başkanı olarak 29 Kasım 1938’e kadar görev yapmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü öncesinde de İstanbul Belediyesinde çalışmış olduğundan İstanbul’un ihtiyaçlarına vakıf olan Üstündağ’ın memuriyet kariyerinin en parlak günleri İstanbul Vali ve Belediye Reisliğini üstlendiği yıllardır.

3 Nisan 1930 tarihinde kabul edilen Belediye Kanunu ile şehirlerin beş yıllık imar planı hazırlamaları zorunlu hale getirilmiştir. Bu kapsamda İstanbul için yeni bir imar planı hazırlanması gündeme gelmiştir. Şehrin planı için yarışma açılmış ancak dereceye giren planlardan hiçbirisi uygulamaya konmamıştır. 1934’te Atatürk, dönemin dünyaca tanınmış şehir plancısı Fransız Mimar Henri Prost’u İstanbul’u planlaması için davet etmiştir. Gerçekleşen görüşmeler sonunda Üstündağ, 1935 yılında şehrin planının Henri Prost tarafından hazırlanacağını kamuoyu ile paylaşmıştır.

Üstündağ döneminde İstanbul’da birçok köprü hizmete açılmış, tahta köprüler tamamen ortadan kaldırılmış ve ana caddelerin yenilenmesi için çalışmalar yürütülmüş, İstanbul’un su problemi çözümlenmiş, Anadolu yakasında ve Adalar’da birçok yer elektrik ile buluşturulmuş, çocuklar için İstanbul’un çeşitli yerlerinde çocuk bahçeleri yapılmıştır. 1927’de yürürlüğe giren “Binaların Numaralandırılması ve Sokaklara İsim Verilmesi Hakkında Kanun” ile İstanbul’da binaların numaralandırılmasına başlamış ancak yavaş ilerleyen çalışmalar Üstündağ döneminde tamamlanamamıştır.

İstanbul’da ciddi boyutlarda sorun olan salgın hastalıklar ile mücadele etmek için halk sağlığı alanında yatırımlar yapılmış, veremle mücadele için Cerrahpaşa Hastanesi’ne ek alanlar tahsis edilmiş, uzman hekim ve hemşirelerden oluşan bir grup sağlıkçının yoksul semtlerde dolaşarak gezici sağlık hizmeti vermesi sağlanmış, yeni bir Bakteriyoloji Kurumu açılmış, Zeynep Kâmil Hastanesi faaliyete geçirilmiş, şehrin çeşitli yerlerine dispanserler tesis edilmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarında tiyatro ve musikinin geliştirilmesi için belediyedeki çalışmalara öncülük eden Üstündağ döneminde, belediyeye bağlı İstanbul Şehir Bandosu’nun temelini oluşturan bando kurulmuş, Darülbedayi İstanbul Belediyesine bağlanmış ve 1934 yılından itibaren İstanbul Şehir Tiyatrosu adını almıştır. Yapımına Şehremini Emin Bey döneminde başlanan ve hem Cumhuriyet’in hem de Atatürk’ün ilk heykeli olan Sarayburnu Atatürk Anıtı 3 Ekim 1926’da açılmıştır. Açılış törenindeki konuşmasında Belediye Reisi Üstündağ anıtla ilgili olarak şu konuşmayı yapmıştır.

Vatana teveccüh edebilecek yabancı tecavüzlere karşı Türk milleti, en büyük müdafaa kuvvetini bu timsal-i şehametden alacaktır. Mustafa Kemal artık bir şiar ve bir bayraktır. Türk Milletinin, Türk ruhunun, Türk dehasının timsal-i müşahhasıdır.”

Cumhuriyetin kurucusu ulu önder Atatürk’ün 10 Kasım 1938’de vefat etmesinin ardından gerçekleşen cenaze merasimi sırasında yoğun kalabalık izdihama yol açmış ve hayatını kaybedenler olmuştur. Bu durum yaşananları öngörüp önlem alınacak bir planlamayı yapmadığı için Üstündağ’ın eleştirilmesine ve neticede suçlu bulunmasına neden olmuştur. Bu gelişme üzerine Üstündağ’ın istifa edeceği haberleri basında yer almış ancak kendisi bu haberi doğrulamamıştır. Üstündağ “Önümüzdeki kanunuevvelin yirmi birinde bilfiil otuz senelik hizmet müddetimi dolduracağım ve bu müddetin hitamında emekliye ayrılacağıma karar verdiğim yazılmıştır. Yazılan tarihte bilfiil otuz senelik hizmet müddetimi dolduracağım doğru olmadığı gibi emekliliğimi istemek için de verilmiş bir kararım yoktur…” Demesine rağmen bu açıklamanın yer aldığı 30 Kasım 1938 tarihli gazetelerde İstanbul’un Emniyet Müdürünün ve Valisinin değiştirildiği yeni valinin Dr. Lütfi Kırdar olduğu duyurulmuştur. Böylece yaklaşık olarak 13 yıl boyunca İstanbul Vali ve Belediye Reisliği görevini yapan Üstündağ Bakanlar Kurulunun 29 Kasım 1938 tarihli kararı ile “görülen lüzum üzerine” vekalet emrine alınmış ve 15 Şubat 1939’da emekliye sevk edilmiştir. Üstündağ, görevi Kırdar’a teslim ettiği tören sırasında gazetecilere “devlet görevi bu, insan bazen iner bazen çıkar şimdi görev değiştiriyoruz” demiştir.

17 Haziran 1945’te yapılan ara seçimlerde Üstündağ İstanbul Bağımsız Milletvekilliğini kazanmış, 22 Haziran 1945’te yemin ederek yeni vazifesine başlamıştır. 1946 genel seçimlerinde listelerde yer almayan Üstündağ vefatından iki yıl önce İstanbul Valiliğinden alınış şekli nedeniyle oluşan kırgınlığı ve emeklilik hayatı sürdürürken içerisinde bulunduğu mali sıkıntıları dile getiren bir mektup hazırlayarak Başbakan Adnan Menderes’ten vazife talebinde bulunmuştur. Böylelikle hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle zedelenen itibarını kurtarmak ve ekonomik sıkıntılardan kurtulmak niyetindedir ancak bu çabası sonuçsuz kalmıştır. Üstündağ, 30 Nisan 1953’te geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir.

Deniz Güner

KAYNAKÇA                                                                               

Arşiv Belgeleri

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi

BCA, 30.11.1.0 / 3.5.3.

BCA, 30.11.1.0 / 15.30.10.

BCA, 30.11.1.0 / 21.3.18.

BCA, 30.18.1.2 /85.99.16.

BCA, 30.18.1.2 / 86.12.17.

BCA, 30.1.0.0 / 18.101.9.

BCA, 30.10.0.0 / 76.503.10.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi

BOA, (DH. SAİDd), 172/288, 29 Zilhicce 1301.

BOA, (DH. EUM. MH), 71/78, 9 Muharrem 1332.

BOA, (İ. DUİT), 40/41, 29 Cemaziyelevvel 1336.

Akşam, 30 Kasım 1938.

BORAN, Tunç, “Atatürk’ün Cenaze Töreni: Yas ve Matem”, Atatürk Yolu Dergisi, C 12, S. 47, Ankara 2011, s. 163-192.

Cumhuriyet, 29 Kasım 1938; 30 Kasım 1938; 18 Haziran 1945.

GÜNEŞ, Songül, “Muhittin Memduh Üstündağ’ın İstanbul Valiliği ve Belediye Reisliği Dönemi (1926-1938)”, Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları, S 40, İstanbul 2021, s. 279-312.

Resmî Gazete, 14 Nisan 1930, S. 1471. s. 8824.

Resmî Gazete, 20 Nisan 1927, S. 587. s. 2463.

Son Posta, 30 Kasım 1938.

Tan, 30 Kasım 1938.

TBMM Meclis Albümü CİLT 1 (1920-1950), TBMM Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Yayınları, Ankara 2010.

TBMM Tutanak Dergisi, C 18, Birleşim: 77, 22 Haziran 1945, s. 357.

Vakit, 3 Mart 1939.

ZİYAOĞLU, Rakım, Yorumlu İstanbul Kütüğü, Yenilik Basımevi, İstanbul 1985.

 

01/10/2022 tarihinde https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/muhittin-memduh-ustundag-1884-1953/ adresinden erişilmiştir

Benzer Yazılar