Kabotaj Bayramı

02 Nis

Kabotaj Bayramı

Kabotaj Bayramı

Kabotaj (fr. cabotage), “uzak yol deniz seferlerinin karşıtı olarak kıyılar boyunca, özellikle bir devletin kendi limanları arasında yapılan ticaret ve deniz seferi” veya başka bir ifadeyle “bir devletin kendi limanları arasında yolcu ve yük taşıma hakkı” demektir. Denizde, burundan buruna, fenerden fenere seyir anlamına gelen İspanyolca “cabo” (burun) kelimesinden gelmektedir. Osmanlı Devleti, kapitülasyonlar ve Duyun-u Umumiye uygulamaları nedeniyle kabotaj ve ilgili meslekleri yapma hakkını yabancılara devretmiştir. Bu nedenle Osmanlı şirketlerine ait gemilerin faaliyetleri çok sınırlı kalmıştır. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce 130.000 tona varan bir deniz ticaret filosuna sahip iken 63 geminin batması sonucunda filonun tonaj büyüklüğü 35.000 tona düşmüştür. Savaş sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi’ni oluşturan 24 maddenin çoğunluğu “Deniz Gücümüz” ile ilgilidir. Boğazların, askerî ve ticarî deniz gücümüzün, hatta kullanılacak yakıtın bile teslim edilmesi, denizci personelin dağıtılması, zaten yok sınırında olan denizciliğimizi tamamıyla bitirmiştir. Milli Mücadele’nin kazanılmasıyla 20 Kasım 1922’de başlayan Lozan Görüşmeleri 2,5 aylık bir sürecin ardından 4 Şubat 1923’te kesintiye uğramıştır. Bu esnada 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihlerinde İzmir İktisat Kongresi düzenlenmiştir. Kongre açış konuşmasında Atatürk, “İktisadî zaferlerle sonuçlandırılamayan askerî zaferlerin kalıcı olamayacağını” belirtmiştir. Kongre’de, kabotaj hakkı istiklalinin kazanılması kararı, birçok önemli madde ile birlikte kabul edilmiştir. Lozan Görüşmelerinin ikinci evresi 23 Nisan 1923’te başlamıştır. Kabotaj, milli ticaretin gelişmesini hızlandıracak bir unsurdur. Bunun için devletler, yabancı gemi ve yabancı uyruklu kimseler açısından kabotaj yasağı koymaktadır. 1921 Barcelona ve 1944 Chicago konvansiyonları dikkate alındığında kabotaj yasağı koyma yetkisinin kullanılması, devletler hukukunun genel prensiplerine aykırı değildir. Lozan Antlaşması’nın ticaret sözleşmesi eki, ikinci bölüm, dokuz ve onuncu maddeleriyle Kabotaj Hakkı’nın dayanağı sağlanmıştır. Yine ticaret sözleşmesinin dokuzuncu maddesinde, Türkiye aynı konuda kendisine de karşılıklı işlemde bulunmak şartıyla, devletlerin gemilerine izin vermiştir. Ancak burada söz konusu olan şey, Türkiye’nin bu konuda devletlerle 1924 Ocak ayına kadar 6 ay sürede eğer anlaşma yapılmaz ise 1926 yılı 1 Temmuz’dan itibaren kabotaj yasağı koyma hakkını eline geçirmesidir. Yani sadece 2 yıllık bir süre için devletlerin Türk sularında gemilerine Kabotaj Hakkı tanınmıştır. 19 Nisan 1926’da kabul edilen ve 359 sayılı, 29 Nisan 1926 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 815 sayılı “Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dâhilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanun” 1 Temmuz 1926 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Deniz ticaret filomuzun büyütülmesi ve deniz taşımacılığının geliştirilmesi yönündeki tedbirlerin başında gelen bu kanun ile Türk liman ve iskeleleri arasında yük ve yolcu taşımacılığı münhasıran Türk bayrağı taşıyan gemilere verilmiş, ayrıca karasularımız dâhilinde balıkçılık ve diğer tür avcılık, kum ve çakıl çıkartma, batık çıkartma, dalgıçlık hizmetleri, arayıcılık, kurtarma, kılavuzluk, deniz balıkçılığı, deniz bakkallığı, limancılık ve liman işçiliği, gemilerde gemi adamı olarak görev alınması gibi faaliyetler yabancılara yasaklanmış ve kaptanlık, çarkçılık, kâtiplik, tayfalık, amelelik gibi hizmetlerin yapılması Türk vatandaşlarına bırakılmıştır. Kanun karasularımız ile birlikte nehir ve göllerimiz için de geçerlidir. Ancak kanunun dördüncü maddesiyle, Türk gemilerinde iştirak payı bulunmamak koşuluyla yabancı uzman, kaptan ve tayfaların çalışmalarına müsaade edilmiştir. Kanun, yasağa uymayanlara uygulanacak para cezalarını belirleyen beşinci maddesi dışında bir değişikliğe uğramamıştır. Bu kanun ile deniz ticaret filomuz, kapitülasyonlarla Türk limanları arasında her türlü yolcu ve yük taşıma ve başka imtiyazlara da sahip bulunan yabancı bayraklı gemilerin rekabetinden korunmuştur. Kanunun kabul tarihi olan 1 Temmuz, Kabotaj Bayramı olarak kutlanmaktadır. Atatürk, “Kabotaj’ın bu yıl içinde, sadece ve tamamen Türk bayrağına dönüşü fiilen gerçekleşmiştir. Bu olayı övünerek anmak isterim. Bu olay, yüzyıllarca süren engellere karşı, ancak millî yönetimin elde edebildiği başarılardandır.” ifadesiyle, kabotaj hakkına verdiği önemi vurgulamaktadır.

Serdar YURTSEVER

KAYNAKÇA

AKŞİN, Sina, Kısa Türkiye Tarihi, İstanbul 2007.

Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ekonomisi 1923-1978, Akbank Kültür Yayınları, İstanbul 1980.

DEMİR, İsmail, “Kabotaj Kanunu Üzerine Bazı Düşünceler”.

HAFIZOĞULLARI, Zeki, “İktisat Kongresi Görüşler ve Değerlendirmeler”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, C XVI, S 46, Ankara 2000.

KOCATÜRK, Utkan, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Ankara 2005.

MERAY, Seha L., Lozan Barış Konferansı, Tutanaklar, Belgeler, Ankara 1972.

PARLA, Reha, Belgelerle Türkiye Cumhuriyeti’nin Uluslararası Temelleri, Lefkoşe 1987.

“Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye(Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı San’at ve Ticaret Hakkında Kanun”, Resmî Gazete, 29/4/1926, S.359.; Tertip:3, Cilt:7, S.759.


17/09/2021 tarihinde https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/kabotaj-bayrami/ adresinden erişilmiştir

Benzer Yazılar