Burhan Felek (10.04.1889-04.11.1982)

17 Eki

Burhan Felek (10.04.1889-04.11.1982)

Burhan Felek (10.04.1889-04.11.1982)

https://www.tgc.org.tr/aciklamalar/2702-tgc-burhan-felek%E2%80%99i-sevgi-ve-sayg%C4%B1yla-an%C4%B1yoruz-2.html

Şeyhü’l-muharrirîn unvanlı gazeteci, spor adamı, yazar Burhan Felek, 10 Nisan 1889’da Üsküdar İhsaniye’de Sultaniye Sokağı’nda doğdu. Babası Şûrâ-yı devlet azası Mahmud Ziyaeddin Bey, annesi Binbaşı Rıza Bey’in kızı Fatma Naciye Hanım’dır. “Burhan” şeklinde kısaltılmadan önce babasının kendisine verdiği Mehmet Burhaneddin adı Mevlânâ’nın atabeği ve mürşidi Seyyid Burhânüddîn Hüseyin Muhakkık-ı Tirmizî (ö. 639/1241)’ye dayanır. Diş hekimi olan ve 27 yaşında verem hastalığından vefat eden Hüdai adında bir erkek kardeşi ve Kız Sanat Enstitüsü’nden mezun olan Sabahat (Sav) adında bir kız kardeşi vardır. Aile, Hüdai Felek’in hastalığı sırasında hava değişimi düşüncesiyle Altunizade’ye taşınır ve onun vefatından sonra Beyoğlu’nda ikamet eder. Beyoğlu’nda komşu apartmanın penceresinde görerek âşık olduğu Eleni Kosta ile evlenen Burhan Felek’in çocuğu yoktur.

Burhan Felek XIX. yüzyılın sonu XX. yüzyılın başında İstanbul ve özellikle Üsküdar’daki gündelik yaşamı ayrıntılarıyla anlattığı yazılarında kendi hayatı hakkında da kapsamlı bilgiler verir. Yaşadığı dönemde çocukların eğitimi üzerinde sosyal çevre ve komşuların önemine değinen yazar, kendi yetişmesinde komşuları Tevfik Bey ve ailesi ile şair Üsküdarlı Ahmed Talat Bey (1858-1926)’in etkisi olduğunu, aruz vezni ve şiire ilgi duymasını sağladığını belirtir. Evlerinin bitişiğinde yer alan “Çiçekçi Kahvesi” pek çok sanatçı, sporcu, edip ve bürokratın biraraya gelip paylaşım yaptıkları edebî bir mahfil olarak yazarın küçük yaşlardan itibaren bu çevrelere dâhil olmasını sağlar. Burhan Felek, ilköğrenimini Sultan II. Abdülhamid Dönemi’nde Üsküdar’da açılan en önemli okullardan biri olan Ravza-i Terakkî Mektebi’nin iptidâî ve rüşdî kısımlarında 1902’de tamamlar.  Sonradan adı “Burhan Felek Lisesi” olarak değiştirilen Üsküdar Mülkî İdâdî Mektebi’ni 1906’da birincilikle bitiren yazar bu okulda sosyal ve fen bilimleri alanında zengin bir müfredat hakkında geniş bilgi sahibi olur. Öğrenim hayatı boyunca Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri alır.

Küçük yaşlarından itibaren avukat olmak isteyen Burhan Felek 1907’de Dârülfünûn’un Mekteb-i Hukuk bölümüne girer. 1908’de Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle siyasete karışan yazar Talebe-i Hukuk Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer alır ve cemiyetin genel sekreterliğini yürütür. Bu dönemdeki siyasi görüşünü “İttihatçıların aleyhine”  ve “Prens Sabahaddin (1879-1948) çizgisinde” belirleyen Felek’in bu yöneliminde  “tenkisat” adıyla devlet memurları arasında bir tasfiye hareketinin yürütülmesi ve babasının memurlar arasında bulunması etkili olur. Üniversite sınav sistemini eleştiren bir Layiha kaleme aldığı öğrenci hareketi, sözcü olarak ön saflarda yer aldığı gazeteci Hasan Fehmi’nin öldürülmesi boykotu katıldığı siyasi hareketlerdendir. Son olayla ilgili olarak yaptığı konuşmada İttihatçıları ima etmesi sebebiyle Divan-ı Harb’de yargılanmaktan güçlükle kurtulmuştur.  1911’de mezun olan Felek öğrenciliğinden itibaren 1914’e kadar Evkaf Nezareti’nde çeşitli görevlerde memur olarak çalışırken “M. B. İdris, Üsküdarlı Burhaneddin, M. Burhaneddin” vb. adlarını kullanarak Serbestî, Futbol, Alemdar, Donanma, İdman, Tetebbu gibi süreli yayınlardaki yazılarıyla gazeteciliğe adım atar. Kısıtlayıcı uygulamalar sebebiyle II. Abdülhamid, İttihad ve Terakkî Cemiyeti karşısında otorite sağlayamaması nedeniyle Mehmed Reşat dönemlerini eleştiren yazar 1913’te Mahmud Şevket Paşa’nın suiakast sonucu öldürülmesi olayında bir aydan fazla bir süre Sinop’ta gözaltında tutulur ve sorgulanır. Beraat eden Burhan Felek o dönemde yaşanan acı olayları değerlendirirken Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinin kritik önemini “Bir Mustafa Kemal çıkmasaydı bugün Türkiye belki de Baltık memleketlerinin durumunda hürriyet mahrumu bir uydu olurdu” sözleriyle ifade eder.

Fotoğrafa ilgi duyan yazarın bu merakı Çanakkale Savaşı’nda Karargâh-ı Umûmî fotoğrafçısı olmasının ve 1918’de profesyonel olarak Tasvîr-i Efkâr’da spor ve foto muhabirliği yapmasının önünü açar. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin arşivinde bulunan “Çanakkale Fotoğrafları”nı ve “Harb-i Umumi Panoraması” adı ile Osmanlı sınırlarında Müdafaa-i Milliye Cemiyeti yararına satılan fotoğraf albümündeki tahliye sonrasını gösteren resimleri Burhan Felek çekmiştir. Bazı fotoğrafları ise Fotoğrafçılık Rehberi adıyla 1917 yılında küçük bir kitap hâlinde isimsiz olarak yayımlanır.

Savaş yıllarında askerlik görevinin bir kısmını da Levâzım Mektebi’nde öğretmen olarak tamamlayan Felek işgal yıllarında İaşe Müdürlüğü yaparken işgal kuvvetlerinin yol açtığı rüşvet, fiyat spekülasyonu gibi haksızlık ve yolsuzlukların giderilmesine çalışır.  Yazar, asıl mesleği olan avukatlığı 1919-1921 yılları arasında kısa bir süre yürütür.

Burhan Felek, ortaoyunu, taklit, mühürcülük, şiir, musıki, sinema gibi pek çok alanın yanında, gazeteciliği ve spor adamlığı ile de öne çıkmıştır. Küçük yaşlarından itibaren aktif olarak spor yapan yazar, çocukluk yıllarında Kurbağalıdere, Havuzbaşı ve Hidayet’in Bağı’nda yapılan güreş müsabakalarını takip etmiş ve bunlara bizzat katılmıştır. İlk Greko-Romen Güreş Nizamnamesi’ni ve ünlü Fransız güreşçisi Paul Ponceau’nun Yirmi Sene Güreş kitabını Fransızcadan Türkçeye çeviren yazar Talimhane Meydanı’nda yapılan güreş müsabakalarını Alemdar gazetesinin spor muhabiri olarak takip eder. Güreşe olan ilgisini sonraki yıllarda da sürdüren Felek, Güreş Federasyonu yönetim kademelerinde uzun yıllar hizmet verir.

Aynı yıllarda atletizm ve futbolla da ilgilenen Felek, uzun koşulara ve futbol müsabakalarına aktif olarak katılır. 1907’de kardeşi Hüdai ve arkadaşlarıyla Anadolu Spor Kulübü’nü kurarak 1908’de Kulübü tescil ettirir. Futbol ve güreş karşılaşmalarında hakemlik de yapan Felek’in spor alanındaki asıl hizmeti yazarlık ve yöneticilik şeklinde olmuştur. Yazılarıyla Türk sporunun gelişimine katkıda bulunmaya çalışırken, yönetici olarak başarılı projeler geliştirir. Türk sporunun kurumsallaşması ve dünya sporu içinde yer almasına çalışır. 1920’li yıllarda Spor Âlemi’nde olimpiyat konulu yazılar kaleme alan Felek, 1922’de arkadaşları Ali Sami Yen ve Selim Sırrı Tarcan ile birlikte Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nı kurar. Uluslararası alanda olimpizm düşüncesinin yerleşmesine katkılarından dolayı Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından Liyakat Diploması ile ödüllendirilen Burhan Felek’e göre uluslararası spor müsabakaları ülkelerin siyasal tanıtımında, barışın oluşturulup korunmasında büyük önem taşır ve “çok defa sefirlerin yapamadığı yaklaşmaları spor temasları kolaylaştırır.” Türkiye’nin de temsil edildiği 1924 Olimpiyat Oyunları’na Türkiye kafilesi başkan yardımcısı,  1928’de Türkiye kafilesi başkanı olarak katılan ve 1922-1936 yılları arasında Atletizm Federasyonu Başkanı olarak görev yapan Felek, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Teşkilatı mensuplarına şeref tribününde kontenjan ayırmadığı için görevinden alınınca 1936’da Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na kendi imkânlarıyla gazeteci olarak katılmak zorunda kalır. 1937’de Bükreş’teki 8. Balkan Oyunları’na kurucu azası, 1948, 1960 ve 1972 olimpiyatlarına olimpiyat komitesi temsilcisi olarak katılır. 1922-1923 ve 1924-1935 dönemlerinde Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanlığı, 1962-1982 yılları arasında kurucuları arasında yer aldığı Türkiye Olimpiyat Komitesi Başkanlığı, 1923-1933 yıllarında Türkiye Güreş Federasyonu başkanlığı gibi görevleri yürütür. Balkan ve Akdeniz Oyunları’nın düzenlenmesi, bu karşılaşmalara Türkiye’nin katılması ve ev sahipliği yapması için yoğun çaba gösterir. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nde danışma kurulu üyesi olur ve 23 Nisan 1923’te arkadaşları Ali Sami Yen ve Yusuf Ziya Öniş ile birlikte Türkiye Futbol Federasyonu’nu kurar. Politikayla ilgilenmek istemese de Türk sporunun kurumsallaşması çalışmalarına katkısı olacağı düşüncesiyle 1927’de Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olmuştur. Milletvekili adayı olarak seçimlere de katılan Felek 17 Kasım 1963’te Cumhuriyet Halk Partisi kontenjanından İstanbul Belediye Meclis Üyeliği’ne seçilir.

Burhan Felek, sinema ve tiyatro alanlarında da varlık gösterir. Senaryosu Sedat Simavi tarafından yazılan Türk sinemasında ilk tarihî film denemesi Alemdar Mustafa Paşa (1918)’nın çekiminde görev alır. Cumhuriyet döneminde yönetmenliğini Ferdi Tayfur ve Muhsin Ertuğrul’un üstlendiği, müziklerini Sadettin Kaynak’ın yaptığı, Hazım Körmükçü, Ferdi Tayfur, Zati Sungur, Halit Akçatepe gibi oyuncuların rol aldığı Nasreddin Hoca Düğünde (1940) filmi ile yönetmenliğini Şadan Kâmil’in yaptığı, Münir Özkul, Vasfi Rıza Zobu gibi oyuncuların rol aldığı Edi ile Büdü (1952), Edi ile Büdü Tiyatrocu (1952) filmlerinin senaryolarını yazar. Orta oyunu oynayıp, bu oyunlar için şiirler de yazan Felek’in tiyatroya yakınlığı üniversite yıllarında Raşit Rıza ile olan arkadaşlığına dayanır. Louis Verneuil’in L’Amant de Madame Vidal adlı eserinden uyarladığı Melek Hanım’ın Kıskançlığı 1953-1954 yılları arasında Şehir Tiyatroları’nda sahnelenir.

1908’den itibaren yukarıda anılan çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayımlanan Felek Tetebbu, Tevhid-i Efkâr, Vakit, Vatan, Millet, Yeni Ses, Tan, Türk Spor gibi dergilerde mizahi, sporla ve gündelik olaylarla ilgili olmak üzere çeşitli konularda halkın içinden bir bakış açısıyla düzenli şekilde yazmaya devam eder. Gazetecilik hayatının ikinci dönemi olan 1940-1969 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde aralıksız 29 sene yazan Felek,  Tef, Akbaba ve Kahkaha gibi mizah dergilerinde kısa hikâyeler ve mizahi yazılar da kaleme alır. Haftanın Şakaları, Receb’in Kahvesi, Hadiseler Arasında, Biraz da Yarenlik, Geçmiş Zaman Olur Ki… gazetelere yazdığı köşelerden bazılarının adlarıdır. Halktan insanların yaşamlarından kesitler sunan Felek dilinin akıcılığı ve mizahi üslubuyla geniş bir okur kitlesine ulaşarak büyük beğeni kazanır. 1943’te Türk Basın Heyeti ile birlikte Bağdat, Hindistan, Kudüs ve Beyrut’a ziyaretlerde bulunur. Özellikle Hindistan’dan çok etkilenen Felek, bu ziyaretiyle ilgili gezi yazılarını ve çektiği fotoğrafları Hint Masalları adıyla kitaplaştırır. 1969’da Cumhuriyet gazetesinden ayrılarak Milliyet’te yazmaya başlar. Felek, bu kararını gazetenin giderek sol görüş çizgisine yaklaşarak komünizmi eleştiren yazılarından rahatsız olmalarına bağlar. Gazeteci Hasan Pulur da bu görüşe katılır. Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin kurucuları arasında bulunan, 1949-1982 yılları arasında çeşitli dönemlerde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanlığını üstlenen, 70 yılı aşkın bir süre gazetelerde yazılar kaleme alan ve sadece fıkra türündeki yazıları yirmi bine yaklaşan Burhan Felek 1975’te Şeyhü’l-muharrirîn unvanına layık görülür. Aynı yıl Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) tarafından mesleğin en kıdemli fıkra yazarı ilan edilir. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak da çalışan Felek’e 1980’de İstanbul Üniversitesi tarafından “fahrî doktorluk” unvanı verilir. 4 Kasım 1982’de vefat etmiştir. Son yazısı vefatından bir gün sonra yayınlanır Felek’in kabri Karacahmet’teki aile kabristanındadır.

Vefatından iki buçuk yıl sonra Fransa’ın en büyük nişanı olan “Légion d’Honneur” nişanına layık görülen yazarın nişan beratını yeğeni Okşan Atasoy teslim alır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti basın hayatında kesintisiz 50 yılı aşkın hizmette bulunan gazetecilere “Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü” vermektedir. Üsküdar’daki Türkiye Voleybol Federasyonu salonuna,  aynı bölgede kapalı ve açık yüzme havuzları olan spor tesisine, Üsküdar’da eski Üsküdar Lisesi’ne, Mersin ve Eskişehir’de birer caddeye yazarın adı verilmiştir.

Burhan Felek, anılarında, asıl işinin hocalık ve gazetecilik olduğunu, gazetecilikte politikadan uzak durmanın zor olduğunu, döneminde Halk Partisi taraftarı ya da karşıtı olmanın normal sayıldığını ancak kendisinin iki tarafı da tutmayıp ortada kalabildiğini ifade eder. Nitekim bir taraftan Cumhuriyet Halk Partisi üyesi iken Adnan Menderes ile de yakın arkadaştır. Yazılarında modernleşme gayretiyle Türk dili, kültürü ve medeniyetinden uzaklaşıp bilinçsizce Avrupa taklitçiliği yapılmasını tenkit etmiş, Cumhuriyet döneminin kuruluş felsefesini benimsemekle birlikte Osmanlı mirasına da sahip çıkmıştır. Türk müziğinin geliştirilmesi ve gençlere tanıtılması gerektiğini düşünen yazar, İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal (1871-1957)’ın konağında Türk müziğinin icra edildiği toplantıların müdavimlerinden olmuş, Altunizade’deki köşkünde musiki toplantıları yapmıştır. Liselerde din bilgisi derslerinin okutulmasının laikliğe aykırı olmadığını ve medeniliğe engel teşkil etmeyeceğini, bunun için ilahiyat fakülteleri kurulmasının yerinde olacağını savunmuştur. Seçim dönemlerinde Halkevleri’nde konferanslar veren Burhan Felek, sonradan kaleme aldığı anılarında, 1946 milletvekili seçimlerinde usulsüzlük yapıldığını, kendisinin de adaylar arasında bulunduğu 1950 seçimlerinde Halk Partisi’nin daha ziyade yüksek memurlar, ilim adamları, emekli askerler, valiler vb. üst tabaka tarafından desteklendiğini ancak halktan kopuk olduğunu yazmıştır.

Adı İstanbul ile özdeşleşmiş yazarlardan biri olan Burhan Felek’in yazılarında eski İstanbul hayatı her yönüyle anlatılmış toplumsal değişim ve gelişim gözler önüne serilerek geçmiş ve bugün karşılaştırması yapılmıştır. Kültürel belleği gelecek nesillere aktarmayı görev bilen yazar; milletlerin varlıklarını idame ettirebilmelerinin maziye sahip çıkmalarıyla mümkün olacağını düşünür. Tarih yazımı ile meşgul olanların, ele aldıkları dönemlerin gündelik hayatına yeterince önem vermemelerini eleştiren yazar bu boşluğu doldurmaya gayret eder. İstanbul’a olan sevgisi, sorumlu kişilik yapısı ve kurumsallaşma bilinci 1951 yılında İstanbul Hemşehrileri Cemiyeti’ni kurmasını sağlar. Bu derneğin başkanı sıfatı ile İstanbul için mücadelede bulunan Burhan Felek, şehrin korunmasına ve özellikle çarpık kentleşmeden kurtarılmasına çalışır. Vefatından evvel bir İstanbullular Derneği de kurmak isteyen Felek bu düşüncesini gerçekleştiremez.

Türkçenin doğru kullanılması ve söz varlığının korunmasına gayret eden Burhan Felek, kaleme aldığı metinlerin Batı Türkçesinin ve İstanbul ağzının öğrenilmesine katkıda bulunmasını umarak bu konudaki hassasiyetini yazılarında ve eserlerinde gösterir. Yazılarında günlük konuşmaya yakın ve akıcı bir dil kullanır. Sohbet üslubuyla kolay okunan yazılar kaleme alan Felek yazılarında atasözü, fıkra, bilmece, masal, efsane, türkü gibi sözlü edebiyat ürünlerine, beyitlere ve şarkı sözlerine geniş yer verir. Yazarın eserlerindeki zengin kültürel birikim incelenmeye değer bulunarak folklor araştırmaları alanında bir tez çalışmasına konu olmuştur. Mizahi üslubuyla dikkat çeken Felek, gülme ve güldürmeye öncelik verdiğini, “hayatta yeterince üzüntü ve keder bulunduğundan dramı tercih etmediğini” dile getirir. Bu yazılarından bazılarını geliştirerek kitaplaştıran Felek’in bazı yazıları da vefatından sonra yeğeni Okşan Atasoy’un kurduğu Felek Yayıncılık tarafından basılmıştır. Burhan Felek’e ait belgeler ile gazete yazılarının Felek Belge Birikim Merkezi adıyla dijital ortama aktarılması çalışmaları devam etmektedir.

Telif Eserleri ve Çevirileri

Fotoğrafçılık Rehberi (1917): Bazı fotoğraflarını isimsiz olarak yayımladığı eseridir.

Hint Masalları (1944): Hindistan seyahatinde aldığı notları ve çektiği fotoğrafları gerçek ve kurgu karımı bir üslupla kaleme aldığı eseridir.

Âdemden Bugüne Kadar Büyük Aşklar (1945): Halid Fahri Ozansoy, Hamdi Varoğlu, İsmail Habib Sevük, Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu, Ömer Rıza Doğrul ve Reşad Ekrem Koçu ile birlikte kaleme alınan eser Münif Fehim’in çizimlerini de içermektedir.

Felek 1 (1947): İkinci Dünya Savaşı yıllarını anlatan yazılarından seçmeler yaparak yayımladığı eseridir.

Felek 2 (1948): İkinci Dünya Savaşı yıllarını anlatan yazılarından seçmeler yaparak yayımladığı eserin ikinci cildidir.

Vatandaş Efendi (1957): Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde “Recep’in Kahvesi” köşesinin altında yer alan hikâye kahramanlardan Vatandaş Ahmet Efendi’nin başından geçen günlük hayata dair olaylar mizahi bir üslupla kaleme alınmıştır.

Don Camillo’nun Küçük Âlemi (1957): Giovannı Guareschi’nin eserinin çevirisidir.

Eski İstanbul Hikâyeleri (1971): İkinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da günlük yaşamı anlatır. 1984’te ikinci defa basılan kitap Kırk Yıllık İstanbul Hikâyeleri adıyla çıkmıştır.

Vur Fakat Dinleme (1971): W.R. Burnett’in polisiye romanının çevirisidir.

Oldu Bitti (1972): John McCharty’nin polisiye romanının çevirisidir.

Don Camillo Moskova’da (1973): Giovanni Guareschi’nin eserinin çevirisidir.

Yaşadığımız Günler (1974): Milliyet gazetesinde yer alan sohbet tarzındaki yazılarından seçkidir.  Yazarın başından geçen gerçek olaylara dayanan hikâyelerde Üsküdar ve civarı, halk kültürü hakkında önemli bilgilere ulaşılır.

Nasrettin Hoca (1982): Nasreddin Hoca fıkralarını içerir.

Recebin Kahvesi (1984): Cumhuriyet ve Milliyet gazetelerinde “Recebin Kahvesi” köşesinde yayımlanan yazılarından oluşur.

Biraz da Yarenlik (1984): Milliyet gazetesinde “Biraz da Yarenlik” başlığı altında kaleme aldığı güldürücü ve düşündürücü yazıları içerir.

Seçme Yazılar (1983): Türkiye Spor Yazarları tarafından derlenen eser, Burhan Felek’in yazılarından bir seçkidir.

Felek’ten Dostlara (1984): Felek’in çeşitli konulardaki yazılarından bir seçkidir.

Geçmiş Zaman Olur Ki… (1985):  Milliyet gazetesinde “Geçmiş Zaman Olur Ki” köşesinde kaleme aldığı yazılardan derlenmiştir.

Hayal Belde Üsküdar (1987): Burhan Felek’in, Üsküdar ile ilgili yazdığı yazılarının derlemesidir.

Nilüfer TANÇ

Kaynakça

ALANTEPE, İsmail, Burhan Felek’in Eserlerinde İstanbul Folkloru, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2018.

ATABEYOĞLU, Cem, Hocamız ve Başkanımız Burhan Felek, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Yayınları, İstanbul 2003.

ÇAKAR, Ercan, “Burhan Felek Ölümünün 39. Yılında Anılıyor”,  https://www.aa.com.tr/tr/portre/burhan-felek-olumunun-39-yilinda-aniliyor/2411472, erişim tarihi 15.05.2022.

ÇAPAN, M. Şevki, Türk Sporunda Selim Sırrı Tarcan, Ünyay Yayınları, Muğla 1999.

FELEK, Burhan, Eski İstanbul Hikâyeleri, Ak Yayınları, İstanbul 1971.

FELEK, Burhan, Yaşadığımız Günler, Milliyet Yayınları, İstanbul 1974.

FELEK, Burhan, Seçme Yazılar, Türkiye Spor Yazarları Derneği, Yenilik Basımevi, 1983.

FELEK, Burhan Geçmiş Zaman Olur Ki,  Felek Yayıncılık, İstanbul 1985.

KARAALİOĞLU, Seyit Kemal, “Burhan Felek”, Türk Edebiyatı Tarihi 5 Çağdaş Edebiyat, İnkılâp ve Aka Kitabevi, İstanbul 1980.

ŞİMŞEK, Sezer, Burhan Felek’in İstanbul’u, Libra Kitapçılık ve Yayıncılık, İstanbul 2017.

ŞİMŞEK, Sezer, Şeyhü’l-Muharrirîn Burhan Felek, Libra Kitapçılık ve Yayıncılık, İstanbul 2017.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Elektronik Ağ Sayfası, “Burhan Felek”  https://www.tgc.org.tr/kurumsal/onceki-baskanlarimiz/107-burhan-felek.html, erişim tarihi 15.05.2022.

Felek Belge Birikim Merkezi http://felek.org/, erişim tarihi 15.05.2022.

NECATİGİL, Behçet, Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü, Varlık Yayınları, İstanbul 2007.

SAĞLAM CAN, Esengül, “Burhan Felek”, Türk Edebiyatı isimler Sözlüğü http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/felek-burhan, erişim tarihi 15.05.2022.

Türkiye Spor Yazarları Derneği Elektronik Ağ Sayfası, https://www.tsyd.org.tr/wp/?page_id=7234

03/12/2022 tarihinde https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/burhan-felek-10-04-1889-04-11-1982/ adresinden erişilmiştir

Benzer Yazılar