General Harbord Raporu

Atatürk Ansiklopedisi sitesinden


General Harbord

24 Ocak’ta toplanan Paris Barış Konferansına katılanlara Amerika Cumhurbaşkanı Wilson ve Güney Afrikalı General Jan Christian Smuts’un; jeopolitik, stratejik, ekonomik kültürel, durumlarına göre sınıflandırılan az gelişmiş ülkelerin, belli bir süre büyük devletlerin mandası altında gelişmelerinin sağlanması doğrultusundaki önerilerini içeren bir rapor sundular. Bu rapor büyük devletlere çıkar alanlarında söz sahibi olma olanağı getireceğinden, hemen kabul edildi. Bu raporda yer alan aynı Konferansta kurulması kararlaştırılan Cemiyeti Akvam (Milletler Cemiyeti) için hazırlanan yönergede de yer verildi. 28 Nisan günü kabul edilen bu yönergede 12. madde, doğrudan Osmanlı İmparatorluğu ile ilgiliydi: “Evvelce Osmanlı İmparatorluğuna bağlı bulunan bazı cemaatler, belirli bir gelişme derecesine erişmişlerdir. Kendilerinin bağımsız milletler olarak mevcudiyetleri, kendi kendilerine yeterli hâle gelinceye kadar bir mandater devletin idarî bakımdan yol gösterme ve yardımına bağlı olmak üzere şartlı olarak tanınabilir. Bu cemaatlerin arzuları mandater devletin seçiminde göz önünde bulundurulacak birinci derece hususlar olmalıdır”. Bu doğrultuda büyük devletler Amerika’nın; İstanbul ile Boğazlarda ve Ermenistan olarak tanımladıkları bağımsız bir Ermeni devletinin kurulacağı varsayılan Kafkaslar ve Doğu Anadolu’da mandaterlik üstlenmesini istediler. Wilson’un yüz yıldır İmparatorlukta eğitim ve sağlık etkinlikleri sürdüren Amerikalı misyonerler vasıtasıyla yapılmış olan Ame­rikan yatırımlarını da gözeterek benimsediği bu öneri, bu bölge ve özellikle Ermeniler hakkında bilgilenmiş kamuoyunda büyük ilgi uyandırdı. Ancak önerinin uygulanabilmesi için, Amerikan Parlamentosu tarafından resmen onaylanması gereken tasarı, bölgenin kalkındırılması önemli yatırımlar gerektireceği için, Amerikan Senatosu’nda ve Temsilciler Meclisi’n­de büyük tartışmalara yol açtı. Bunun üzerine Orta Doğu Yardım Komisyonu yetkilisi Herbert Hoover, İstanbul’da Amerikan Büyükel­çiliği yapmış olan Henry Morgenthau ile de görüştükten sonra Wilson’a durumu incelemek üzere Türk topraklarına bir heyet göndermesini önerdi. Öneriyi benimseyen Wilson, Amerikan ordusunda çeşitli üst görevlerde başarılı hizmetler vermiş olan General James G. Harbord’u kendi oluşturacağı bir ekiple Doğu Anadolu ve Kafkaslarda incelemeler yaparak Ermenilerin demografik ve sosyal durumunu saptamak, ayrıca bu yörede ve geri kalan Türk topraklarında Amerikan mandaterliğinin olabilirliğini araştırıp bir rapor hâlinde yazmakla görevlendirdi. General Harbord, asker ve sivil uzmanlardan oluşan 46 kişilik heyetiyle Paris’te yetkililer ve özellikle Ermeni Komisyonu Başkanı Boghos Nubar ve geri kalan Ermenilerle görüştükten sonra istenilen incelemeleri yapmak üzere 2 Eylül günü İstanbul’a geldi. Türkiye’ye doğru yola çıkarken kendisinin ve arkadaşlarının Türkler hakkında pek de bilgili olmadığını yazdığı raporda açıklayan Harbord; bir ayı aşan gezi sırasında heyetiyle Kafkaslar, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da bu bölgelerin coğrafya koşullarını, tarihsel geçmişini, sosyolojik ve ekonomik koşullarını ayrıntılı olarak inceleyen çalışmalar yaptı. Erzurum’da Kâzım Karabekir Paşa ile görüştükten sonra İstanbul’a geldiğinde; resmî makamların kendisine “Anadolu’da isyan çıkarmakta olan bir kimse olarak söz ettiği, oysa dolaştıkça çok önemsenmesi gerektiğini öğrendiği Mus­tafa Kemal Paşa” ile de Sivas Kongresi’ni izleyen günlerde görüştü. Bu görüşme; gözlemleriyle birleşerek Harbord’un Türklerin öne sürüldüğü gibi emperyalist bir amaçla değil, kendi bağımsızlıklarını sağlamak için çarpışmakta olduklarını anlamasında ve Ermenilerin Türk­ler tarafından ezilmekte olduğuna ilişkin ön yargılarından uzaklaşmasında büyük rol oynadı. Harbord, yüzyıllarca barış içinde yan yana yaşamış olan Türklerle Ermenilerin büyük devletlerin kışkırtmasıyla düşman hale geldiklerini açıkladı. Bu çıkan sürtüşmelerde; Türklerin Ermenilerin zulmüne uğradıkları, Amerika’ya manda önerisinin de kendilerine aynı olanağı sağlayabilmek için İngiltere ve Fransa’nın isteklerinin ürünü olduğu kanısına varmış olarak gezisini noktaladı. General James G. Harbord, Başkan Wilson’a sunduğu 16 Ekim tarihini taşıyan 29 sayfalık raporda; ekibinden General Mosley’in Türkler, Ermeniler ve manda konusunda kendisiyle paralel görüşler içeren askerî raporunu da değerlendirmişti. Raporun geniş tutulmuş “Ekler” kısmındaysa Sivas’taki görüşme sırasında Mustafa Kemal Paşa’dan başlattığı ulusal hareketin amacını ve Türklerin Ermeniler hakkında düşüncelerini anlatan yazılı açıklamalara ve ona gönderdiği teşekkür mektubuna da yer vermişti. General Harbord, Doğu Anadolu’daki Türk topraklarında Ermeni devleti kurulması olasılığına ve manda sorununa açıklık getirmek üzere hazırladığı ve kendi adıyla anılan raporunda; konu edilen bölgede artık bir Ermeni çoğunluğu olmadığı, göçmüş olanlar geri dönseler bile Türklerin çoğunlukta olacağı, bu durumda bağımsız bir Ermeni devletinin kurulmasının doğru olmayacağının altını çizmişti. Amerika’nın mandaterliği üstlenmesi konusuna ise kesin bir yargı getirmemiş, manda kararı alınırsa, İstanbul ve Boğazlar ayrılarak Türk topraklarının tek bir manda altına koyulmasının daha doğru olacağını belirtmişti. Boğazlar’da büyük devletlerin gözetiminde muhtar bir yönetim sağlanmasının “İstanbul gibi büyük bir ganimeti” ortadan kaldıracağından, dünya barışının garantileyeceği, ayrıca, Türkler’in Avrupa’dan çıkarılması isteniyorsa Kurtuluş Savaşı'nın daha çok doğuda sürdürüldüğünden, böyle bir düşüncenin gerçekleştirilebilmesi için, çok uygun bir zaman olduğunu hatırlatmıştı. General Harbord Raporu’nda manda kabul edilirse Türkiye’de uygulanan vergi sisteminin, Türklerin bağlı olduğu bütün ticarî anlaşmaların, yabancılarla aralarındaki bütün malî hükümlerinin kaldırılması ve mandater ülkenin göstereceği tarihe kadar bütün yabancı kuvvetlerin mandanın kapsadığı toprakları boşaltmaları gerektiğini ve askerlik çağındaki nüfus çok azaldığından, sınırların hatırı sayılır sayıda askerî birlik gönderilerek güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu belirtmişti. Doğu Anadolu’nun yoksulluk içinde yüzdüğünü, her bakımdan kalkındırılması gerektiğini, bu nedenle çok uzun süreli olması gerektiğinden söz eder. Ayrıca konunun pek çok yabancının ilgisini çekeceğini, başarı olasılığı çok düşük olan manda yönetiminin Amerika’ya çok yüksek maliyetinin olacağını vurgulamıştı. Heyetin gözlemleri ve incelemeleri sonunda elde edilen sayısal bilgiler ve oluşturulan istatistik verilerle de desteklenmiş olan raporda, Amerika’nın Orta Doğu’da bu denli büyük maddî yük getirecek bir sorumluluk almasının ne derece doğru olduğu tartışılmıştı. Genel giderler, askerî harcamalar, tren ve kara yolu yapımları gibi ulaşım giderleri ve sağlık harcamalarına Amerika’nın en az beş yıl boyunca yapmak zorunda kalacağı yatırımların, her yılı için maliyeti hesaplanmıştı. Raporun sonunda Amerika’nın üstlenmesi istenilen mandayı kabul veya ret etmesine yönelik askeri, insancıl, dinsel, stratejik ve toplumsal alanlarda karşılaştırmalı, olarak her bir alan için on üç ayrı neden gösterilmişti. Amerikan Parlamentosuna 3 Nisan’da iletilen General Harbord Raporu’nun görüşülmesine İtilaf Devletleri’nin Türklerle ilgili barış hükümlerini saptamak üzere San Remo’da yaptığı toplantı sonuçlandıktan sonra 24 Nisan 1920’de başlandı. Çok tartışmalı geçen görüşmelerde Wilson’un isteğine ve desteğine karşın genelde Amerikan halkı ve politikacılarının kendi ülkelerinden çok uzak topraklara evlatlarını göndermek veya büyük yatırımlar yapmak niyetinde olmadıkları ortaya çıktı. 27 Mayıs tarihinde Temsilciler Meclisi grup toplantısında manda, 11’e karşı 4 oyla red edildikten sonra, Senato’da da olumsuz karşılandı. 1 Haziran 1920’de yapılan Senato oylamasında da 23’ e karşılık 52 oyla red kararı alındı. Yaklaşık bir yıl süren ayrıntılı incelemeler araştırmalar, görüşmeler ve tartışmalardan sonra hazırlanan ve sunulan General Harbord Raporu’nun etkisiyle Amerika, Doğu Anadolu’da bağımsız Ermeni devleti kurulmasını desteklemekten tamamen vazgeçerken Türkiye’de Amerikan mandası savı da böylece tarihe karıştı.

Seçil KARAL AKGÜN


KAYNAKÇA

AKGÜN, Seçil, General Harbord’un Anadolu Gezisi ve Raporu, İstanbul 1981.

BRYSON, Thomas, WILLIAMS, John Sharp, An Advocate for Armenian Mandate, 1919-20.

EROL, Mine, Amerikan Mandası Meselesi, Giresun 1972.

HOOVER, Herbert, The Ordeal of Woodrow Wilson, New York 1958.

Maj. Gen. James G. Harbord, Report of the Military Mission to Armenia, Maj. Gen. James G. Harbord, Investigating Turkey and Transcaucasia, Worlds Work vol. XL,NY 1920.

TEVETOĞLU, Fethi, “General Harbord Raporu”, Türk Kültürü, S 80.

YALMAN, Ahmet Emin, Turkey in My Time, Oklahoma 1957.