Atatürk'ün Okuduğu Kitaplar

Atatürk Ansiklopedisi sitesinden

I. OKUMA SEVGİSİ: Atatürk inkılâpları, sosyal içerikleri ve Türk milletini hedefleyen karar ve uygulamaları yönünden kesinlikle, uzun ve derin düşünce, analiz ve sentezin sonucudur. Bu bakımdan felsefi, fikrî ve ilmi bir temelin olmaması mümkün değildir. Bu nedenle Atatürk, karşımıza güçlü bir fikir adamı, düşünce adamı olarak çıkmaktadır. Atatürk bizzat, “Kumandanlar astlarından yüksek ve âlim olmalıdırlar.” diyerek bir devlet adamı veya yönetici için fikri veya kültürel birikimin, olgunluğun önemini ifade etmiştir. Atatürk bakımından bu birikimin oluşmasında öncelikle “okuma tutkusu”nun etkili olduğunu söylemek mümkündür. Elbette Atatürk bir bilim adamı değildir. Fakat o, bilimi “en hakiki yol gösterici” kabul ederek okuyan, araştıran, düşünen ve sentezlere varan; bunları pratik olaylara uygulayarak problemlerin çözümünü gösteren bir fikir, bir düşünce adamıdır. Onun bu özelliği diğer bütün niteliklerini etkisi altına alır. O güçlü bir düşünce adamı olduğu için, kuvvetli bir devlet adamı, lider, asker ve inkılâpçıdır. Önderliğinde gerçekleştirilen Türk inkılâbının her sahada başarıya ulaşması ve millî sınırlarımızı aşarak uluslararası bir görünüm kazanması da, onun ve hareketinin düşünce gücü ile ilgilidir. Bu nedenle günümüzde eğitim bilimcilerin “beyin teknolojisini geliştirme” kavramı ile ifade ettikleri “okuma-yazma” faaliyetinin, M. Kemal’i “Atatürk” yapan en önemli etken olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Öğrenim hayatı boyunca özellikle Manastır Askerî Lisesi yıllarında biraz da arkadaşı Ömer Naci’nin etkisiyle bilinçli bir okuma faaliyetine başlayan Mustafa Kemal’in okuma sevgisi, ilerleyen yıllarda artarak devam edecektir. Manastır’da Mehmet Emin Yurdakul, Namık Kemal gibi dönemin güçlü Türk şairleri ile tanışan genç Mustafa, Harp Akademisi yıllarında özellikle ünlü Alman ve Japon komutanların hayatlarına ilişkin kitapları okumaya başlamıştır. İlk görev aldığı Şam’da, birlikte Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdukları Tıbbiye’den atılma Dr. Mustafa Cantekin’in dükkânındaki felsefeye, sosyalizme ve devrime ilişkin Fransızca kitapları okumuştu. O, savaş alanlarında bile kitap okuma alışkanlığından vazgeçmemişti. Çanakkale Savaşları sırasında Maydos’tan İstanbul’daki yakın tanıdığı Madam Corinne’e yazdığı 20 Temmuz 1915 günlü mektupta, oraya giden karargâh kâtiplerinden Hulki Efendi’ye satın alınması için birkaç roman adı vermesini rica etmişti. Bir süre sonra Corinne ona başka kitaplar gönderince kendisine teşekkür etmiştir. Kolordu ve Ordu Komutanı olarak Doğu Anadolu’da bulunduğu dönemde ise birçok Türk ve yabancı yazarla birlikte Avrupa’daki son gelişmelere ilişkin kitapları okuduğu görülmektedir. Mesela, XVI. Kolordu Komutanı olarak Silvan-Bitlis yöresinde bulunurken 7 Kasım–25 Aralık 1916 tarihleri arasındaki içeren 49 günlük sürede şu yedi kitabı okumuştur:      

1. Namık Kemal, Tarih-i Osmanî, İstanbul, 1889.

2. Namık Kemal, Makalât-ı Siyasiye ve Edebiyye, İstanbul 1327 (1911).

3. Mehmet Emin Yurdakul, Türkçe Şiirler, İstanbul, 1316 (1900).

4. Tevfik Fikret, Rübab-ı Şikeste, İstanbul, 1316 (1900).

5. Ahmet Hilmi, Şehbenderzade, Filibeli, Allah’ı İnkâr Mümkün müdür? İstanbul, 1327 (1911).

6. Georges Forsengrive, Mebadi-i Felsefeden Birinci Kitap: İlmünnefs, Çeviren: Ahmet Naim, İstanbul, 1331 (1915).

7. Alphonse Daudet, Sopho, Moeurs Parisienne.

Ordu Komutanı iken 1917’de okuduğu kitaplar arasında değişik yönlerden önemli şu üç yabancı eser dikkat çekmektedir:

1. Gustav Le Bon, Desequilibre du Monde (Cihan Muvazenesinin Bozulması), 2 Cilt, Çeviren: Ali Reşat, Galip Ataç, İstanbul, 1340 (1924).

2. Enseignement Psycologiques de la guerre Europeenne (Avrupa Harbinden Alınan Dersler), Çeviren: Abdullah Cevdet, İstanbul, 1918.

3. Louis Bohner, Madde ve Kuvvet.

Mustafa Kemal, tedavi için gittiği Karlsbad’da boş saatlerini hep okuyarak geçirmiştir. Almanca ve Fransızca dersler aldığı için daha çok yabancı dillerdeki kitapları okuduğu anlaşılmaktadır. O günlerde tuttuğu anı defterinde gece uyumadan önce ya da sabah kahvaltısından sonra saat 08.00–10.00 arasında kitap okuduğunu belirtmektedir. Okuduğu kitaplar arasında; Balzac’ın Le Peau Chagrin’i, Andre Baumier’in Revolte’u (Ayaklanma), Marcel Prevaurt’un aşk ve evliliğe ilişkin bir eseri ile Sosyalizm’den ve Karl Marks’tan söz eden bir kitap bulunmaktadır. Bunun Fransızcaya çevrilen Le Capital’in bir eleştirisi olduğu anlaşılmaktadır. Mustafa Kemal, Karlsbad’dan Viyana’ya döndüğü zaman, Baron Batz’ın Vers l’echafand; François Rauxs’nun Les Origines de l’expedition d’egypte (Mısır Seferinin Başlangıcı) adlı kitaplarını ve J. Patouilletz’un Rus dramatik yazarı Alexandre Ostrovsky’yi anlatan kitabını satın almıştı. Fakat anılarında, “Geçen gece yeni aldığım Fransızca kitaplardan birine başlamak istedim. Hemen hepsinin başından birkaç sayfa okudum; fakat devam için hiçbiri üzerinde karar veremedim.” diyerek bunları pek zevkle okumadığını da belirtmektedir. Mustafa Kemal’in cephede bile kitap okuma tutkusunun Millî Mücadele sırasında da devam ettiğini biliyoruz. Binbaşı Mahmut Bey’in anılarından Başkomutan’ın Büyük Taarruz öncesinde Reşat Nuri’nin Çalıkuşu romanını okuduğunu ve çok beğendiğini öğreniyoruz: “Bugün (21 Ağustos 1922) Akşehir’deyiz. İki gündür Paşa Çalıkuşu romanını okuyor. Öyle beğendi ve sevdi ki…” TBMM Başkanı Mustafa Kemal’in kitap sevgisi onu tanıyan yabancıların da dikkatini çekmiştir. Kendisini birkaç kez ziyaret etmiş olan Fransız gazeteci Berthe Gaulis, ikinci kez Türkiye’ye gelmeden önce Fransa’nın Fas Genel Valisi Mareşal Lyautey’e gönderdiği mektupta (26 Eylül 1922); “Yakında Ankara’ya dönüş hediyesi olmak üzere yanımda küçük bir bavul kitap götüreceğim. Çünkü orada tehalükle aranan şey budur.” diye yazmıştır. Sonraki yıllarda da kendisini yakından tanıyan ya da onun bilim ve sanatla ilgilendiğini öğrenen birçok yabancı yazar ve bilim adamı eserlerini ona sunmak için âdeta birbirleri ile yarışmışlardır. Okumayı başlıca uğraş, kitabı da arkadaş edinen Mustafa Kemal Atatürk, saatlerini hatta günlerini okumakla geçiren bir insandı. M. Kemal Atatürk’ün okuma tutkusu, çocukluğunda oyundan daha çok zamanını alan, askerî okullarda dönemin baskılarına karşın uykusuz yatakhane gecelerini dolduran, savaşın en yoğun olduğu cephelerde bile etkinliğini sürdüren bir büyük tutkuydu. Kütüphanesinde okumakla geçen nice gecelerin sabaha uykusuz vardığına, birer akademik toplantı olan sofra görüşmelerinden, Boğaz’da yapılan motor gezilerine kadar çoğu konuşmalarının kitapla ve okuma ile ilgili olduğuna yakın çevresinde bulunanlar şahittir. Atatürk’ün kitap okumadaki belirgin özelliklerinden biri, incelediği konuya ilişkin ya da ilgisini çeken konulardaki kitapları, sürekli bir okuma ile bitirmeden bırakmamasıdır. Bu konuda Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olarak uzun yıllar Atatürk’ün en yakınında bulunan Hasan Rıza Soyak şunları anlatıyor: “Okumayı çok severdi; genel bilgisini sürekli olarak artırmaya çalışırdı. Zengin bir kütüphanesi vardı. Okuması da, çalışması gibiydi; eline aldığı kitabı, eğer ilginç buldu ise bitirmeden bırakmazdı.” Bu çalışma temposu, gerçekte bunca büyük işleri başaran Mustafa Kemal Atatürk’ün genel çalışma temposu idi. Afet İnan’ın da belirttiği gibi, “Atatürk çalışma hayatında yorulmaz bir kudrete maliktir.” Zaten, birçok insanı bugün hayrete düşüren “57 yıllık bir ömre bu kadar çok işi nasıl sığdırabildiği” sorusunun cevabını da, işte bu çalışma temposunda aramak lazımdır. Atatürk’ün kitap okumada dikkat çeken önemli bir özelliği de, okuduğu kitabın önemli bulduğu yerlerini kendine özgü işaretlerle belirlemesi, satır altlarını çizmesi ve sayfa kenarlarına notlar almasıdır. Atatürk’ün genellikle kırmızı ve mavi renkli kalemlerle, “metin kenarını işaretlemek âdeti olduğu için, kitapları nasıl dikkatle okumuş olduğunu bu renkli işaretlerden” anlamak mümkündür. Onun kitap okurken koyduğu işaretler ve bunların anlamları şu şekildedir:

xx” : Önemli.

xxx” : Çok önemli.

müh.” : Mühim.

ç. müh.” : Çok mühim.

D.” : Dikkat.

?” : Belirtilen fikri kabul etmiyor ya da şüpheli görüyor.

Cümlelerin altını bazen kırmızı, bazen de mavi kalemle çizmiştir. Kırmızı kalemle çizdikleri, fikri kuvvetli bulduğu ve kendisinin de katıldığı; mavi kalemle çizdikleri ise o fikri beğenmediği anlamına gelir. Okumaya bu kadar düşkün olan ve güçlü bir düşünce adamı, fikir adamı olarak kendi ve milletinin hayatını şekillendiren Mustafa Kemal Atatürk; çok önemli bir özel kitaplığa veya özel kütüphaneye sahipti. Onun görev yaptığı cephelere giderken bavullarla kitap taşıdığını, düzenli bir ev hayatı yaşarken de aynı zamanda bir çalışma odası olarak kullandığı mutlaka iyi bir kütüphane odası hazırlattığı, nihayet yurt gezilerine çıktığı zaman o şehirlerin kütüphanelerinden kitaplar getirterek okuduğunu biliyoruz. Atatürk’ün oluşturduğu özel kitaplığındaki kitapların sayısı 4.289’u, bibliyografik künye de 10.000’i bulmuştu. Süreli yayınlar dışında bunların değişik bilim dallarındaki dağılımı da onun ne kadar geniş bir yelpazede bilgi edinmek ve böylece kendisini sürekli yenilemek istediğini göstermektedir. Atatürk’ün Özel Kütüphanesinin Kataloğu Millî Kütüphane Yayınları arasından 1973’te çıkmıştır. Atatürk’ün özel kütüphanesinde yer alan kitapların sayıca durumu aynı zamanda onun ilgi alanı veya uğraştığı konuların önem derecesini de göstermektedir. Bu anlamda bakıldığı zaman, “Tarih” ön planda, bunun içinde de “Türk dünyası tarihi” ilk sırada yer almaktadır. Atatürk’ün Özel Kütüphanesi Kataloğu’nda 106 konu başlığı altında toplanan (ve 102 konu başlığında künye sayısı alan) kitapların bütünü dikkate alındığında, Atatürk’ün yaşamı boyunca ve yeni Türkiye’nin kuruluşundaki yüce çabaları içinde hangi konulara ağırlık verdiğinin bir göstergesi de olmaktadır. Bu dökümün ortaya koyduğu ilginç bir sonuç da, edebiyat alanındaki kitapların, Atatürk’ün temel ilgi ve inceleme alanına giren kitapları izleyen çoklukla, kütüphanede yer almış olduğudur. Kütüphanenin yaklaşık % 37’sini oluşturan 1.576 kitap ise, 82 konu başlığına dağılarak kütüphanede yer almaktadır. Katalogdaki bilgiler veri olarak alındığında, Atatürk’ün kütüphanesinde 194’ü işaretli, 9’u notlu ve 101’i işaretli-notlu olmak üzere, 304 işaretlenmiş kitap bulunmaktadır. Bu kitaplardan 192’si Fransızca, 91’i Türkçe, 9’u İngilizce ve 12’si Almanca, başta olmak üzere diğer yabancı dillerde basılmıştır. Fransızca kitapların çoğu yalnızca işaretlenmiş iken, Türkçe kitaplarda notlu ve işaretli kitap sayısının daha çok olduğu görülüyor. Kütüphanedeki kitapların konuları, dilleri ve sayıları da şu şekildedir: Eğitim, ders kitapları, psikoloji, genel dil bilimi, Türk tiyatrosu, başka diller edebiyatı, biyografi, Latince, Hristiyan olmayan dinler ve mühendislik konularında, 11’i Fransızca ve 9’u Türkçe olmak üzere her konuda ikişer kitaptan 20 kitap ve kamu yönetimi, sosyal refah, karşılaştırmalı dil bilimi, din, felsefe sistemleri, metafizik, estetik, kütüphanecilik, heykeltıraşlık, müzik, güzel sanatlar, dinlenme ve eğlence, edebiyat, Türk romanı ve hikâyesi, Türk edebiyatından çeşitli eserler, Türk edebiyatı tarihi, İngiliz edebiyatı, Afrika tarihi ve kimya konularında 5’i Türkçe, 10’u Fransızca ve 4’ü öbür dillerde olmak üzere, belirtilen her konudan birer kitaptan 19 kitap daha işaretli ve veya notlu kitaplar içinde yer almaktadır. Atatürk’ün özel kütüphanesinde dikkat çeken bir diğer husus da imzalı hediye kitapların varlığıdır. Kütüphanede her dilden, çoğu yazarı, çevirmeni ya da yayıncısı tarafından armağan edilen çok sayıda kitap bulunmaktadır. Bunlar arasında; Finlandiya Hükû­meti’nin armağanı olan bir kitap, İngiliz Kralı’nın ithafı ve çevirmen imzalı bir kitap, F. Von der Goltz imzalı bir kitap ile İsmet Paşa ve Fevzi Çakmak imzalı kitaplar da bulunmaktadır. Ayrıca, Fransız kadın gazeteci Berthe Georges-Gaulis imzalı dört kitap ile İngiliz kadın gazeteci Grace M. Ellison imzalı bir kitap vardır.

Ali GÜLER


KAYNAKÇA

Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar, Cilt I-XXIV, Anıtkabir Derneği Yayınları, Ankara 2001.

BORAK, Sadi, Atatürk ve Edebiyat, Kırmızı Beyaz Yayınları, İstanbul 2004.

GÜLER, Ali, Askerî Öğrenci Mustafa Kemal’in Notları (Arşiv Belgelerinin Işığında), Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, Ankara 2001.

GÜLER, Ali, Atatürk ve Cumhuriyet, Türk Metal Sendikası Türk-Ar Yayınları, Ankara 2003.

KAZDAĞLI, G., Atatürk ve Bilim, 2. Baskı, TÜBİTAK Yayınları, Ankara 2003.

SÖNMEZ, Cemil, Atatürk ve Okuma Sevgisi, Ankara 1993.

TURAN, Şerafeddin, Atatürk’ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünürler, Kitaplar, 3. Baskı, Ankara, 1999.

TURAN, Şerafeddin, Mustafa Kemal Atatürk Kendine Özgü Bir Yaşam ve Kişilik, Bilgi Yayınevi, Ankara 2004.

VURKAÇ, Y., Atatürk ve Kitap, Milliyet Yayınları İstanbul 1985.